HABER BÜLTENİ
.
HABER BÜLTENİ
.
YERELDEN KÜRESELE YOZGAT PLATFORMU
İstanbul merkezli Yozgat Platformu diye nitelikli bir kuruluşumuz varki, ekibi ve faaliyetlerini görünce hepimiz gurur ve heyecan yaşıyoruz. Başkanı Sayın Kazım EKİNCİ ve Yardımcıs
20.7.2012
109 tıklama
YERELDEN KÜRESELE YOZGAT PLATFORMU
İstanbul merkezli Yozgat Platformu diye nitelikli bir kuruluşumuz varki, ekibi ve faaliyetlerini görünce hepimiz gurur ve heyecan yaşıyoruz. Başkanı Sayın Kazım EKİNCİ ve Yardımcısı Sayın Mümin GÜNLER ortaya bir slogan atmışlar. “Yerelden Küresele”….  İlk bakışta çok iddialı ve hayalperest bir ütopya gibi gözüküyor ama bünyesinde faaliyet gösteren derneklerin uygulamalarını görünce eksik bile söylemişler izlenimi alıyoruz. Yozgat, ilçeleri ve köylerinin tanınması, kalkınması, birlik ve dayanışma içerisinde projeler üretilebilmesi amaçlarında, vasıfsız kuru kalabalıklarla değil de, beklentilere kazanımla etki edebilecek nitelikli buluşmalar, renkli organizasyonlar tertip ediyorlar. Fakiri, düşkünü kalkındırmak, zengini, girişimciyi şahlandırmak, burdan yetişen siyasilerin, bürokratların, sanayicilerin, işadamlarının, işçinin, memurun duyarlılığını tetiklemek, kanun, genelge, yönerge, tüzük ve teşviklerin takipçisi olarak eğitim, istihdam, tarım, hayvancılık, alternatif üretim teknikleri ve her çeşit yatırım türleriyle, Yozgat adına sağlanabilecek en geniş imkanların dahilinde olmak ilkelerinde hareket eden, gerçekten gönüllük ve fedakarlık amaçlarında iyi niyetlerin birleştiği adam gibi adamların elinde büyüyen bir oluşum. Önüne gelen bu platformun adını rastgele kullanamıyor. Bu ad altında verimsiz renkli simalar ağırlanıp, uğurlanmıyor. Hele helede şovmenlere, şarlatanlara hiç yüz vermiyorlar. Yani herkesin Yozgat için niyet ve gayretlerini en iyi onlar etüt ediyor, en iyi onlar biliyor. Bu ekip birine iyi deyip icazet veriyorsa bizde gönül rahatlığıyla iyi diyebiliyoruz. Platformun faaliyetlerine davet edilecek insanlarda, memleketi, hemşehrisi ve kültürü için emek ve fedakarlık göstermiş, çalışan, üreten, kimlik, kişilik ve has karekterlere sahip değerler aranıyor. Onlardan davet almak başlı başına bir itibar, bir icazet. Çünkü önce vatan ilkesini çalıştırıyorlar. Sonra şahıslara teşekkür ediliyor. Kim nerede ne gibi bir faaliyet yapıyorsa önce o köyün, ilçenin ilin tanıtımı veya beklentilerine katkı varmı o kriterlere bakılıyor. Tabiiki onların sergilediği bu emek ve fedakarlıklar bazılarının işine gelmiyor. Keyfimizle ağırlanıp, uğurlanalım, kısır vaadlerle havamızı basalım zihniyetindeki bazı tanınmış fırıldaklar fis kos muhalefetle bu gönül insanlarına düzeysiz eleştiriler yöneltiyorlar. Ama bu ekip kararlı. Hepsinin Yozgata hasreti ve sevdası aleni. Çamur da atamıyorlar. Arkalarında Yozgat halkı var. Köyler, kasabalar, ilçeler, il ve faaliyetlerini örnek alan başka memleketlerin platformları onları takdir ve hayranlıkla izliyor. Geçtiğimiz gün bu güzide platformumuza üye Sarıkaya Şairler Yazarlar Derneğinin düzenlemiş olduğu bir etkinliğe davet edildik. Dünya ülkelerince verilen sayısız ödülleri ve bünyesindeki onlarca yayın kuruluşlarıyla evrensel bir değeri olan ve  en önemlisi Nobel’e eş değer Birleşmiş Milletler Sosyal Ödüller Şûrası adına Rus Edebiyatı Akademisince Aydınlanma Fedakârı Aleksandr Sergeviç Puşkin Edebiyat Ödülünü alan tek Türk, Prof. Dr. Hayrettin İVGİN, Yazar Coşkun MUTLU ve Şair Ahmet ŞAHİNOĞLU ile birlikte Sarıkaya’ya geldik. Ben bu ilçeye en son 10 sene önce gelmiştim. O yıllarda fakir ve bakımsız bir hali vardı. Şimdi ise Avrupai bir görünüme kavuşmuş, bakımlı caddeleri, estetik parkları, kibar esnafları, eğitim, kültür, spor amaçlı sosyal donatıları, imari, mimari bir çok özellikleriyle keyif veren bir havası var. Bu şehre emeği geçenleri takdir etmemek elde değil. Sarıkaya’yı Sarıkaya yapan Belediye Başkanı Sayın Ali Osman ERBİR’in Sadettin ÖZTÜRK, Özden ŞAHİN, Kelami AKDEMİR, Sabri SANAL, Ersin KARABULUT, Cafer ŞENSOY, Mustafa GÖNÜLALAN, Ferhat KARSLIOĞLU, Celal ÜNAL, İlhami GÖNÜLALAN gibi zeki ve çalışkan bürokratları var. Belediye ile Şairler Yazarlar Derneği, ulaşım, iaşe, ibade ve rehberlik hizmeti verebilecek gönüllü kuruluşlarla işbirliği yapıp, kültür, sanat, edebiyat dünyasının renkli simalarına güzel bir projeyle davet göndermişler. Anadolunun her yerinden Akademisyen, şair, yazar, gazeteci, araştırmacı, sanatçı, ressam onlarca kültür ve sanat adamı bu programa iştirak ettiler. Her yerde, her ortamda Sarıkaya anlatıldı, yazıldı, övüldü. Dahası bu dostlarımız kendi bölgelerinde, bu akıl dolu etkinliğin özelliklerini kaleme alacak ve Sarıkaya’dan bahsedecekler. Sarıkaya Belediyesinin mütavazi bir bütçesi var. 22000 nüfuslu küçük bir ilçe. İmkanları kısıtlı. İstesede tanıtım için ödenek ayıramaz. Tarihi, kültürü, insan kalitesi zengin ama Anadolu derinliklerinde unutulmuş zor bir coğrafya. Zaten tanıtım için para harcamaya kalkışsa, Belediyenin tüm gelirlerini verseler bile bu tanıtımı yapamazlar. Bakıyorum herkes onlardan bu başarının örnek uygulamaları için bilgi desteği alıyorlar ama üzülerek söyleyim bazı haksız eleştiriler de alınmıyor değil. Şimdi harcanan bir şey yok, Görevlilerin kamu mesaisinden firarı da yok. Hatta bu işler artı olarak gönüllü mesai fedakarlığında gerçekleşen güzellikler.. Türk Halkının aklında yer edip, gönüllere yüreklere gömülmüş Kınalı Hasanımızdan herkes bahseder. Öyle bahsederler ki, sadece Kınalı Hasan tanınır. Yozgatlı olduğu aradan silinir gider. Yayla deyince akla Ayder, Uzungöl, Kafkasör, Kadırga, Berçelan, Elmalı yaylaları gelir. Anadolu bozkırlarının ortasında zümrüt Hisarbey Yaylasının olduğu kimsenin aklının ucuna bile gelmez. Kaplıca deyince saymama gerek varmı bilmem ama yüzlercesi sayılır, koskoca Doğu Roma İmparatorluğunun efsanelere konu olmuş en gözde sıcak su termali Opel ılıcasını bilmezler. Akbucak Köyünün madımağındaki aromatik lezzeti, Büyükçalağıl Köyünün taş gibi yoğurdu, Kadılı Köyünün maharetli hanımlarının eşsiz lezzetteki hamur işleri, Koççağız Köyünün billur suları, Alifakılı Köyünün hoş sohbet insanları, Bağlıca Köyünün sebzeleri, meyveleri, Deredoğan Köyünün çalışkan insanları, Erbek Köyünün bağları, bostanları, Ürkütlü Köyünün coğrafyası, İnkışla Köyünün lezzetli yemeklerini belki Yozgatlılar bile tanımaz. Hadi şimdide tanımasınlar bakalım. Kınalı Hasanımızın köyü Karayakup Kasabasında Yozgat etnoğrafik eserlerinin gölgesine kurulmuş yer sofralarında madımak, pilav, bulamaşı, yufka ekmek ve parmak çörekli zengin menüden oluşan bize ait yemekler ikram edildi. Yaba, dirgen, tırmık, kasnak, gaz ocağı, lüküs, şişeli lamba, kağnı, at arabası, beşik, çarık, anadut, şimşir kaşık, dokuma aletleri, kilim, kalbur, çul, çabut ve onlarca adını sayamadığım otantik aletlerimiz ilgi odağı olarak sofraların etrafındaydı. Bölgemizden derlenmiş türkülerimiz, popüler şarkılar kendi sanatçılarımız tarafından söylendi. Halaylarımız, oyunlarımız yine yöre halkımız tarafından oynandı. Ertesi gün bir köy düğününe gidilerek, Yozgat düğün gelenekleri tanıtıldı. Anadolu bozkırlarının orta yerinde Karadeniz Yaylalarından daha güzel, endemik türleri daha zengin, oksijeni, görsel güzelliği ve mineralli sularıyla gözde mekanları aratmayan Hisarbey Yaylasında piknik yapıldı. Mısır közlendi. Bol çeşitli ürünler ikram edildi. Aynı akşam Sarıkaya halkının mahşeri kalabalıkla iştirak ettiği Hacı Hasan Bor parkında gelen sanatçılar birikimlerini sergiledi. Kaplıcalar, yaylalar, farklı lezzetler, otantik kültür, halk ezgileri, misafirperverliğimiz, mütavazi bütçeyle nasıl harikalar yaratıldığı, Yozgat insanının sanata, sanatçıya verdiği değer, yaşadığı coprafyaya olan tutkuları ve tüm artıları ile Anadolunun her yerinden gelen gazeteci, yazar, şair, araştırmacı ve ses sanatçılarına aktarıldı. Hayran kalmayan yoktu. Amerikalılar Türkiye diye bir devlet olduğunu hatırlasın diye Devletimizin tanıtma organları her yıl Newyork’ta, Türk Günü etkinliği düzenliyor. Burdan devasa bir bütçeyle, zengin ikramlar ve masraflı organizasyonlarla Amerikaya taşınıyoruz. Sonuç aynı. Ne ordan gelen turist sayısında bir artış, ne de dış politikamıza hatırı sayılır bir destek. Boşa git, boşa gel. Her sene yeni bir umutla tanıtım alternatifleri aranmaya devam ediyor. Devlet büyüklerimize naçizane bir önerim var. Siz Türkiye’nin tanıtım faaliyetlerini parasıyla değil de, yüreğiyle yapacak Kazım EKİNCİ’ye, Mümin GÜNLER’e, Sarıkaya Belediyesine, Faruk OĞUZHAN’a, Aytekin ÇINAR’a,  Muammer ŞAŞMAZ’a, Bekir TÜRKBEN’e, Prof. Dr. Kadir ESMER’e, bırakın. Bir Sarıkaya Türkiye’de nasıl tanınıyorsa,  bir Türkiye Dünyada nasıl tanınır görün. Emeğini ve yüreğini ortaya koyarak güzellikler üreten her değerimize gönüller dolusu teşekkürlerimi gönderiyorum. Keyifle sunduğum nadir programlardan biriydi. Takdir ve hayranlıkların odağı Yozgat’tı. Bundan büyük mutluluk olurmu.

çizgi
Toplam: 84 Kayıt Bulunmaktadır
YOZGAT PLATFORMU 2021 Tüm Hakları Saklıdır